Çok güzel :)) Ben de çiğköfteciye dadandım mahalledekine tabii, şu otobüs saatleri ile ilgili düzenleme için ne yapsak ki, melihciğimin annesini yine anasım geldi bak.
Her şey çok güzeldi, hepimizin sayesinde tabii, işte böyle daha güzel yahu bizim Ankara! :)
abi bak ondan sonra millet delirmiş, google dan hangi keywordlerle geldiklerine bakıyodum, adam ankaralı yaseminle gelmiş buraya falan diyosunuz. benim işte o ankaralı yaseminle gelen. amk ne alakası varsa bu blogun ankaralı yaseminle. fart u google!
Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avucunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi ittiği olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt-kültür oluşturur gizlice. İtiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan bir dünyadır bu. İşte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar... Pornografi'nin yanı başına gelmedik mi? pornografi- witold gombrowicz
... "Tel örgüleri ona bakarak geçip yıkıntılar arasına giriyorum en sonunda. Ve aralığın şanlı ışığı altında, tamı tamına bulmaya geldiğimi ve zamana ve dünyaya karşın, bu ıssız doğada bana, gerçekten yalnızca bana sunulmuş olanı buldum, yaşamda yalnız bir iki kez olabilirdi böylesi, bundan sonra da insan isteğine kavuştuğunu düşünebilirdi. Her yanına zeytinler saçılmış pazaryerinden, aşağıda köy görünüyordu. Hiçbir gürültü gelmiyordu buradan; duru havada hafif dumanlar yükselmekteydi. Deniz de susuyordu, kıvılcımlar saçan, soğuk bir ışığın kesintisiz akışı altında soluğu kesilmişti sanki. Günün kırılgan şanını Chenoua'dan gelen bir horoz sesi kutsuyordu yalnızca. Yıkıntıların bulunduğu yanda, gözün uzanabildiğince uzaklarda, billursu havanın saydamlığında yalnızca çiçek bozuğu taşlar ve pelinler, ağaçlar ve kusursuz sütunlar görünüyordu. Öyle görünüyordu ki, hesaplanması olanaksız bir an için sabah donmuş, güneş durmuştu. Bu ışık ve sessizlik içinde, azgınlık ve gece ...
Ve harika bir gösterim daha bitti:)))
YanıtlaSilGüzel bir gün ve geceydi...
Eve dönerken biz kokoreç-köfte ekmek yedik:))))
Kafalar iyiyidi:)))
Sevgiyle, Düşünkara Y.'e ve tüm arkadaşlara...
Çok güzel :))
YanıtlaSilBen de çiğköfteciye dadandım mahalledekine tabii, şu otobüs saatleri ile ilgili düzenleme için ne yapsak ki, melihciğimin annesini yine anasım geldi bak.
Her şey çok güzeldi, hepimizin sayesinde tabii, işte böyle daha güzel yahu bizim Ankara! :)
hehehe...
YanıtlaSilEvet bizim Ankara sanki ölü geçmişinin üstünde yeniden ve daha diri canlanan bir Ankara...
Güzel:)
*Otobüs saatleri için toplu dilkeçe verelim.
abi bak ondan sonra millet delirmiş, google dan hangi keywordlerle geldiklerine bakıyodum, adam ankaralı yaseminle gelmiş buraya falan diyosunuz. benim işte o ankaralı yaseminle gelen. amk ne alakası varsa bu blogun ankaralı yaseminle. fart u google!
YanıtlaSilgoogle bu, her şey beklenir.
YanıtlaSil