@Lekeler: Yani Aslı:) Düşünkara'nın bir dönem kapaklarına ve görselliğine benzer bir eleştiri almıştım, bir kadının editörlüğünü ve grafiğini yaptığı çok belli demişlerdi...
Bunun gibi Altıkırkbeş'inde başında bir erkek var ve ister istemez bunu bir kez hatırlatan olmazsa, farkında olmadan yapmaya devam da eder içgüdüsel olarak, yoksa bilinçli bir şey olduğunu sanmıyorum, yani en azından beklemem böyle bir şey onlardan..
Olgunlaşmamışlık her zaman doğuştan gelmez ya da başkaları tarafından zorla benimsettirilmez. Bir de kültür bizi avucunun içine aldığında, onun düzeyine erişmeyi başaramadığımızda, kültürün bizi ittiği olgunlaşmamışlık vardır. Her "üstün" biçim bizi çocuklaştırır. Maskesinden usanan insan, yalnızca kendi kullanmak üzere bir alt-kültür oluşturur gizlice. İtiraf edilmemiş tutkuların, ergenleşmemiş efsanelerin, kültürün üstün değerler dünyasının işe yaramaz artıklarından oluşan bir dünyadır bu. İşte ancak böylesi bir dünyada yüz kızartıcı belli bir şiir, tehlikeli belli bir güzellik doğar... Pornografi'nin yanı başına gelmedik mi? pornografi- witold gombrowicz
... "Tel örgüleri ona bakarak geçip yıkıntılar arasına giriyorum en sonunda. Ve aralığın şanlı ışığı altında, tamı tamına bulmaya geldiğimi ve zamana ve dünyaya karşın, bu ıssız doğada bana, gerçekten yalnızca bana sunulmuş olanı buldum, yaşamda yalnız bir iki kez olabilirdi böylesi, bundan sonra da insan isteğine kavuştuğunu düşünebilirdi. Her yanına zeytinler saçılmış pazaryerinden, aşağıda köy görünüyordu. Hiçbir gürültü gelmiyordu buradan; duru havada hafif dumanlar yükselmekteydi. Deniz de susuyordu, kıvılcımlar saçan, soğuk bir ışığın kesintisiz akışı altında soluğu kesilmişti sanki. Günün kırılgan şanını Chenoua'dan gelen bir horoz sesi kutsuyordu yalnızca. Yıkıntıların bulunduğu yanda, gözün uzanabildiğince uzaklarda, billursu havanın saydamlığında yalnızca çiçek bozuğu taşlar ve pelinler, ağaçlar ve kusursuz sütunlar görünüyordu. Öyle görünüyordu ki, hesaplanması olanaksız bir an için sabah donmuş, güneş durmuştu. Bu ışık ve sessizlik içinde, azgınlık ve gece ...
Firgürler yine erkek...
YanıtlaSilYüzyıllardır susan kadınların da söyleyecek çok şeyi var oysa...
güzel olmuşlar..
YanıtlaSil@Lekeler: Yani Aslı:) Düşünkara'nın bir dönem kapaklarına ve görselliğine benzer bir eleştiri almıştım, bir kadının editörlüğünü ve grafiğini yaptığı çok belli demişlerdi...
YanıtlaSilBunun gibi Altıkırkbeş'inde başında bir erkek var ve ister istemez bunu bir kez hatırlatan olmazsa, farkında olmadan yapmaya devam da eder içgüdüsel olarak, yoksa bilinçli bir şey olduğunu sanmıyorum, yani en azından beklemem böyle bir şey onlardan..
Erol egemende kim?
YanıtlaSil"kimse çıksın ortaya!"
YanıtlaSil