20 Aralık 2009 Fanzin Buluşması Notları

Author: Yasemin Şahin /

Ankara'dan Düşünkara olarak gittiğimiz buluşma da Gazoz Kapağı Fanzin, Alternatif Fanzin, Yedek Parça Fanzin,  Önsöz Fanzin, Absint Fanzin, Anlaşılamamak Fanzin ve fanzin destekçileri Liverpool Grubu'ndan arkadaşlar, Yeni Harman Gazetesi ve Leman Dergisi yazarı Gürkan Haydar Kılıçarslan,  bunun dışında fanzin yazarı / okuyucusu olan pek çok kişi oradaydı.

Zaman zaman Ankara, Düşünkara, Beytepe, Kaplumbağa ve daha az ismimizle hitap edildiğimiz buluşmada herkese bu şekilde bir hitap edilme yöntemi seçilince fanzininin ismini bile sorgulayanlarımız oldu...

Gürkan Haydar Kılıçarslan'ın fanzin yazarlarının içerisinde yer alacağı dergi fikri konuşuldu. Dergiye biçilen tanımın öncelikle "fanzin ruhu" olmasına Düşünkara dahil birkaç fanzinci karşı çıktı. Daha sonra değiştirilen tanımla sadece fanzin yazarlarının ve okuyucularının katkıda bulunacağı dergi denildi. Dergiye katkıda bulunmak isteyenler belirlendi. Dergi hakkındaki tüm bilgileri Gürkan Haydar Kılıçarslan'dan alabilirsiniz.Düşünkara Fanzin bu projeye kısa vadede destek veremeyecektir.

Bunun dışında Çember Fanzin, yani tüm fanzincilerin içerisinde olacağı fanzin projesi ortaya atıldı. Daha evvel de Ankara'daki buluşmada konuşulanlar birleştirildi. Bunu interaktif ortamda yapalım veya her birimiz kendi Çember Fanzin'imizi yaratıp dağıtalım diyerek iki fikir ortaya atıldı. Bu iki fikire de sıcak bakıldı. Yazıların toplanacağı merkez interaktif olanın tasarımı yapacak olan Gazoz Kapağı'dır. Herkesin kendi Çember'ini yaratması için de sadece aynı logo yani ismin yazılması ve bunun interaktif olanın tasarımı bitince kullanılan şekliyle olabilir. Her fanzin alt başlıkla kendi fanzininizn adını yazacak, üst başlık da Çember olacak. Açıkcası ben Türkiye'deki tüm fanzincilerin Çember'ini elde edebilmek için yoğun çaba harcayacağım.. Bunun için henüz bir tarih belirlenmedi. İnteraktif olanı bittiğinde oradaki logoyu kullanıp hazırlamaya başlayabiliriz gibi geliyor. Ayrıca interaktif Çember'e de kendi fanzinlerimizden daha önce yayınlanmış ya da yayınlanmamış istediğimiz uzunlukta yazıyı verebiliriz denildi.

Toplantı yine birbirimizi tanımak ve daha çok şey paylaşmak üzerinden sürdü, benim dahil olduğum kısımda en son biz Ankara'lıları yolcu eden birbirinden değerli insanlar vardı... Herkese bir kez de buradan teşekkürler bu sıcak "fanzin ruhu" için..

Daha başka başkalarında görüşmek üzere..

Düşünkara Fanzin 12. sayı hakkında...

Author: Yasemin Şahin /

Ocak ayının ilk haftası çıkması planlanıyor...
Aralığın 22sine dek yazı ve çizimlerinizi gönderebilirsiniz..
ÇİZİTEMA konumuz: MÜZİK

Bu sayıda anma bölümünde farklılık yapıp Andre Breton'un doğumuyla onu anacağız.  (19 Şubat)
Yazılarınızda belki kullanmak isterseniz aklınızda olsun, bütünlük yakalamış oluruz diye düşünüyorum.. Tabii ki bunu yapmak zorunda değilsiniz, aklınızın bir köşesinde olsun sadece..

Uzunca süredir bir müzik yazımız yok. Tavsiye şeklinde de olabilir, esinli bir yazı da olabilir..Yazmak isteyen olursa bu da aklınızda olsun.

Bunun dışında kitap ve film yazılarına da her zaman açığız...

Hadi bakalım, yine dolu dolu bir Düşünkara için çalışmalara başlayalım. Bir farklılık yapalım, başka bir şey yapalım, hayır hayır uçalım diyen herkes eposta atabilir, her daim cevaplanır :)

Sevgiler

Beytepe Kaplumbağası


Fanzinler Güzeldir, Fanzinciler Değildir Manifestosu

Author: Yasemin Şahin /


 Manifesto 28 Kasım 2009 tarihinde yazılmıştır. Manifestoda geçen güzel olmayan fanzinci tanımı, tamamen fanzinci kimliğiyle bakıldığındaki tanımdır. Yoksa bunun dışında her insan biraz güzel, biraz da çirkindir.







Fanzinler Güzeldir, Fanzinciler Değildir Manifestosu

1-     İnsan bazlı iletişim olanaklarını hayatlarımızın pek çok aşamasında kullanan biz fanzinciler, kendi sesimizi duyurmanın yolunu insanı sıfırlayan ama bir o kadar da insanı anlatan fanzinler ile bulmuşuzdur.

2-     Fanzinciler, yazmayı yaşamaya tercih edip, yazdıklarından daha fazlası olmayan kişilerdir. Yaşadıklarını da yazarak zaten tercih yönlerini kesin çizgilerle belirlemişlerdir.

3-     Bugün dergi - gazete gibi basılı yayın kaynaklarında tekelleşme söz konusuyken, fanzinlerde bu mümkün değildir. Kapsayıcı özellikteki yayınlar, birden fazla konu başlığında verdiği içerikle bu tekelleşmeyi ve at gözlülük modunu çok güzel aşmışlardır. Bu yüzden fanzinler güzeldir.

4-     Yazmak, bir düşünce akışını somut hale dökmek, yazardan sıyrılan bir ürün ortaya koymak her tür yazılı kültürde olduğu gibi fanzinler için de söz konusudur. Yazar yazdıklarından yer altı edebiyatına uygun tabirle kusarcasına sıyrılmış ve fanzinler oluşmuştur. Fanzinler bu yüzden en görülesi, en okunası şeylerdir. İçerisinde kendinizden çok fazla şey bulabilir, okurken o kusmuk sonrası ağız ekşiliğini hissedebilirsiniz. Ama sorun şu ki, kimse kusan bir insanı seyretmeye ya da görmeye katlanamaz. Kustuktan sonra fanzinciye yazdıklarını okuyarak yakın olabilirsiniz, ama o kusarken bakmak istemezsiniz. Sizin mide akışınızı sadece siz kendi ağzınıza kadar getirmeyi sevmektesinizdir çünkü, başkaları bu noktada çekilmezdir. Dolayısıyla bir fanzincinin başka bir fanzincinin yanında fanzinci sıfatıyla bulunmasına gerek yoktur.

5-     İnsanlar istediğinde antinci – kuntinci - fanzinci demeden her insanla ortak nokta yakalayıp iletişim kurma olanağına sahiptirler. Bunu zaten yapmış ve yapma potansiyelini hala içinde bir yerlerde saklaşmış olan fanzinciler bir toplaşma / buluşma vs beklemezler. Olabildiğince fazla fanzinciye ulaşıp onları tanıma savaşına girerler. Daha yakın olmasını istediklerini de seçerler. Bu bir süreç işidir. Fanzinci olduğu dolayısıyla bir kişiyi kabul etmekten daha çok, ortak noktalarının insan olarak kesişmesine olanak tanımalarıyla ilgilidir. Daha kalabalık bir buluşma beklemeyen bu kişiler, beklemeleri yönünde dürtüsel hareket ilan edilmişse de içinde olmayı seçerler. Ama öz insan özüdür, fanzincinin sözü de fanzininde yazmadığı müddetçe sıradan insandan farklı değildir. Tabii ki de bu dürtüyü oluşturanlar orada olmayacaktır.

6-      Fanzinlerin güzelliğini yıllardır konuşuyoruz, yıllarca da konuşacağız. Bundan önce çıkmışı da çıkacak olanını da tanımasak da bizdendirler, ama bir araya gelmek gibi bir amaç sadece fanzincilerse, orada durmak gereklidir. Fanzinler güzeldir çıkarımını yapmak için fanzincilere ihtiyacımız yoktur. Fanzinler güzeldir çıkarımını yapacaksak bir araya gelerek ve kimse insan olarak kendine fanzini dışından bakamayacak ve – ki zaten kimseyi kusarken görmek istememe yapımızdan bahsettim-, baktırmayacaksa neden çirkin insan hallerimizi bu fanzin buluşmasının içerisine almaktayız. Çirkin olmak sadece yazmaya yaramaktadır, iletişim söz konusu olduğunda kusan insan tadından başka bir anlamı yoktur.

7-     Fanzin toplaşmalarında bundan önce ya da sonra bulunmuş kimseler kendilerini bir kenara koyarak fanzinleriyle gelmişlerdir. Bundan sonra da ancak bu buluşmalar bu şekilde olacaktır. Fanzinciler kendilerini fanzinlerinde (yazarak), diğerlerini ise ancak hayatın içinde anlayabilirler. Kendini anlatmak ya da anlamak için buluşmalara gelenler / gelmeye çalışanlar kusmuklu ağızlarıyla geri dönmelidirler.

8-     Fanzinlerin buluşmasının tek şekli bir başka fanzini alıp okumak ve onu kendi fanziniyle aynı rafa koymak ya da diğerlerini kendine rağmen tanımak isteğiyle olacaktır. Dolayısıyla son sözüm fanzinler güzeldir ve fanzinciler değildir olacaktır.


Düşünkara Fanzin
Beytepe Kaplumbağası

Düşünkara Film başladı!

Author: Yasemin Şahin /

Film gösterimlerinin 15 günde bir olmasına karar verdik. Bu gösterimleri Düşünkara Film ekibiyle düzenleyeceğiz. Bu ekibe katılmak için Düşünkara Film'in bazı kurallarını bilmeniz gerekmektedir. Aşağıda verdiğim bu kurallar aklınıza yatarsa bana e-posta atabilirsiniz, sizi Düşünkara Film'in Facebook grubuna davet edeceğim. Facebook'unuz yoksa epostayla iletişeceğiz. Gösterimler Kitap Kurdu Kafe'de (şimdilik) yapılmaktadır.

Kurallar:

1-Bu gruptan herkese söz edeceğiz.

2- Bu gruptan herkese söz edeceğiz ama katılmak zordur ve Ankara'da yaşamak gereklidir diyeceğiz. :)

4- İki kez üst üste mazeretsiz gösterime katılmayan kişi gruptan çıkarılacaktır.

5- Birlikte izlediğimiz filmler dışında da film yorumlarını Düşünkara Film grubunda paylaşabiliriz. Tavsiyelerde bulunabilir. Spoiler vermeden her şekilde didik didik edebiliriz filmleri.

6- Sinema ile ilgili haberleri paylaşabiliriz grubun panosunda.

7- Başka gösterim yapan oluşumların filmlerini hep birlikte izleyebilir ve çıkışında yine tartışabiliriz. Bir gösterim haftasını buna çevirebiliriz.(örn. Festivaller, Sinematek gösterimleri vs.)

8- Her gösterimden sonra (zaman problemi olan kişiler açısından düşünmek gerekli) ilk yarım saat/kırkbeş dakika mutlaka film konuşulacak sonra ayrılmak zorunda olanlar ayrıldıktan sonra bir sonraki gösterim ya da daha başka muhabbetler edilebilir.

9- Her gösterime bir sonraki gösterim için film önerisiyle gelebiliriz. Bize o filmi neden izlememiz gerektiği hakkında bilgi verdikten sonra birden fazla kişi film önermişse kura çekilerek seçim yapılacaktır. Film önerisini sunan kişi gösterim öncesi film hakkında kısaca bilgi verecek, gösterim sonrasındaki tartışmayı yönetecektir.

10-Her gösterimden sonra izlediğimiz mekânda herkes mutlaka film hakkında birbirinin aynı ya da başkasının söylediğinin aynı olmayan birkaç cümle kurmak zorundadır.


Kendimizi geliştirmeyi amaçladığımız bir atölye gibi hareket etmek istiyoruz. Birazcık daha düzenli ve amaçlı bir gösterim yapmaya uğraşıyor olduğumuz için bu kuralların olduğunu belirtmeliyim. Ayrıca Düşünkara Film ekibiyle Ankara Kalesi gezisi yaptık yakın zamanda Ankara Tiyatro Festivali galasına katılacağız, demem o dur ki bu tür geziler de katılmak zorunda olmayacak şekilde devam edecektir, bilginize..

Katılmak için e-posta atmanız yeterlidir. Siz bunları okurken biz birkaç film gösterimi daha yapmış olabiliriz keza şu an 5.sindeyiz. Hiç sıkıntı değil yeter ki katılmak isteyin kapımız herkese açıktır.

dusunkarafanzin@gmail.com

Düşünkara Fanzin Sayı 11 yayında...

Author: Yasemin Şahin /



Yıl: 2 Sayı: 11
Ekim - Aralık 2009


Hep aynı mutluluk. Birinci sayı olmakla 11. sayı olmak arasında fark yok. Paylaşım doruklarda, yeni yazarlar yine bizimle yeraltını solumakta.
Hep bir öncekinden daha fazla olsalar da biz eşitiz. Okumakla yazmak arasında da fark yok. Fanzin olması tüm bu farklılıkları es geçerek bakmamızı sağlıyor. Destek olmak demek tüm bunların hepsi. Bizim desteğimiz ise özünde "insan" olması dolayısıyla çok ama çok kuvvetli... Bakan insanlar, baktıkça gören insanlar, fark edenler, soru sormak isteyenler, dahil olmak isteyenler...

Ekim-Aralık sayısı olarak çıkan bu sayıda neler mi var?

* - Ocun "Mantar Düştü;" dedi bizi de yazdığı yazının içine düşürdü.Mantar değildi kuşkusuz konusu..


* - Faruk Saim Akhan, "Soru" sordu. Sorduğu tüm soruların karşılığı sevmekle sevememek arasında gidip gelen iki kişiden doğdu. O an o kişinin yanıbaşında kulak misafiri olmuşcasına meraklı bakışlarla okuyacaksınız yazıyı...



* - Bir fotoğraf köşesi oluşturduk fanzinde. "f: 2,8". Mehmet Emre Yılmaz fotoğraflarıyla katkıda bulunacak bundan böyle. Bu sayıdaki fotoğrafın konusu "Çöküş"tü.,


* - Elendil Finrod, "Hayat Belirtisi Olmayan Bir Hayat" ile yazıda bize bir belirti bırakmadan çekti gitti. sanki biz konuşmuştuk onun yerine..


* -"Fiziksel Kayboluş" ile Ahmet Yeşilkavak Fiziksel Kayboluşa uğrayan tanrılarımızı, sahte tanrılarımızı, bizi ve sahip olduklarımızı eleştirdi. Bir tür Stendhal Sendorumu halini ve ölümsüzlük ütopyasını dile getirdi...


* -"Sürekli Sek Sek" ile Murat Uyanık, döngüsel olan ve düz olmayan bir düzleme oturtulmuş ilişkinin belli noktalarda aynı yere varan ama aynı kişiler olmayan halini ele aldı.


* -Raskolnikov "Anne Ben Kürt müyüm?" ile Yedek Parça Fanzin'den Raskolnikov'u konuk ettik...Bırakalım Kürt olmayı insan olmayı unuttuğumuz zamanları bize hatırlatan, her şeyin neden insan olmaktan öte bir anlama yedirildiğini anlamaya çalışan birinin ağzından aktarımıydı yazdıkları...


* -"Roman ve Sinema Yapıtı Olarak Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" yazısı ile Hakan Bilge yine Düşünkara'ya tam destek verdi... Onun anlatımıyla filme bakmak ayrı bir keyifti.


* -Sersessiz, "Öyküler Boyutlar" yazısı ile hayatının küçük küçük öykülerini ve başka hayatların öykülerini birleştirdi. Öykü okumanın tüm bunların yanındaki hazzı hakkında ipuçları verdi..


* -Mehmet Çalışkan, "Tozlu Cenin" yazısı ile Ay ve Güneşi Tozlu Cenin'i tanımak üzere konuk etti. Onlar dokununca kalan parçalar sanki hayatın ta kendisiydi..


* -"Odam İnsanları" ile Beytepe Kaplumbağası oda//ev//şehir üçgeninin aslında sürekli çoğalan köşelerine inat sadece "çekmece" istiyorum dedi.


* -Kağıttan Gemi, "Cinler, Azadlar ve Eksikler" ile lambadan çıkan cine kendini azad ettirdi, 5 dileği vardı ve hepsi biraz eksikti...


* -Mahir Efe Falay ise "Kumar"la ilgili bir şeyle rkaraladı. Her insanın hayatının kumarını yaşarken oynadığını görebilmek bu yazıyla da mümkündü. Ama mümkün olmadı.


* -"Ölü Bedene Bıçak Saplamak" yazısıyla Yağmur Güncesi yine aramızdaydı. Hayat onun için tersine akmaya başlamıştı artık. Ölüme hızla koşarken hayatın taktığı bir çelme ile geri dönmek zorundaydı. Her gün saplanan bir bıçakla yaşamak...


* -"Deliler ve Gerizekalılar" yazısı Gece Yolcusu'ndan geldi. 1984 yılına yapılan atıfla 2084 yılına götürdü bizi. her yanımız deli ve gerizekalı kaynıyordu.


* -Kerim Akbaş, "Rüzgarın Ağlattığı Uçurumlar" yazısı ile sahte para ve reklam olmuş hayatımızın gerçek anlamını ve yağmurun yağışıyla boşuna kılınan tüm düşüncelerin anlatımını şirinin içine sakladı...


* -"Senin Adın" yazısı Shigella kendi neslinin intiharını gerçekleştirdi. Rüyalarında öpüldüğü yüz kendisine mi aitti?


* -Dewroomy ise hislerini yabancıladı. Ne zaman başladığını bilemediği bir sancıyı paylaştı..


* -Emrah Sarıgöl ise "Egolu Yazarın cenaze Merasimi" yazısı ile egosu yüksek yazarların hiç bilmediği satırları döktü Düşünkara'ya..."İnsan ne ile yaşar?" diye sordu ve cevapladı...


* ÇiziTEMA sayfamızda Mert Gürkan, Emre Yılmaz ve Cemal Keleşoğlu "Barış" konulu çizimleriyle yerlerini aldılar.



Yer aldığı noktalar:(ANKARA)

* Ardıç Kitabevi ( Turhan Kitabevinin üstü 2.kat)
* Ankara Kültür Evi ( Konur Sokak Leman Kafe bu kafenin altında kalıyor)
* Nazım Hikmet Kültür Merkezi Piraye Kafe
* Turhan Kitabevi
* İmge Kitabevi
* Kitap Kurdu Kafe(Selanik 48/7 Kızılay)


(başka mekanlara bırakıldıkça liste güncellenecektir...)

Şehir dışından erişmek isteyenlere itinayla kargo gönderilir.

dusunkarafanzin@gmail.com




Düşünkara Fanzin

Author: Yasemin Şahin /

Kültür- sanat ve türevlerini içeren Düşünkara Fanzin’in tek amacı 'bizden' birilerinin içerisinde olduğuna inanacağınız bir şey ortaya çıkarmak. Bizim sesimizi sana yakın bir yerlerde duyurmak. Ankara merkezli dağıtım ağını çeşitli üniversitelerde ve alenen kafe ve barlarda oluşturmuş olan bir fanzindir. Şehirdışına kargo yoluyla ulaşır..

Ekim ayı itibariyle 11. sayısını yayınlamış olan fanzin, iki ayda bir çıkmaktadır. Yazınsal manada belli bir kalıba koyamayacağınız / koymak isteyeceğiniz ama yapamayacağınız türde yazılara ağırlık verir. Sinemadan, edebiyattan sıklıkla bahseder. Hepsini hayata yedirerek sunar. Yabancılaştırmaz.

Yere göğe sığmıyoruz, fotokopi yoluyla çoğalıyoruz, sana çok yakın bir yerlerde de nefes alıyoruz...
Bazen sadece siz oluyoruz…Okuyunuz, okutunuz..

dusunkarafanzin@gmail.com

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
gazeteler gazeteler