... "Tel örgüleri ona bakarak geçip yıkıntılar arasına giriyorum en sonunda. Ve aralığın şanlı ışığı altında, tamı tamına bulmaya geldiğimi ve zamana ve dünyaya karşın, bu ıssız doğada bana, gerçekten yalnızca bana sunulmuş olanı buldum, yaşamda yalnız bir iki kez olabilirdi böylesi, bundan sonra da insan isteğine kavuştuğunu düşünebilirdi. Her yanına zeytinler saçılmış pazaryerinden, aşağıda köy görünüyordu. Hiçbir gürültü gelmiyordu buradan; duru havada hafif dumanlar yükselmekteydi. Deniz de susuyordu, kıvılcımlar saçan, soğuk bir ışığın kesintisiz akışı altında soluğu kesilmişti sanki. Günün kırılgan şanını Chenoua'dan gelen bir horoz sesi kutsuyordu yalnızca. Yıkıntıların bulunduğu yanda, gözün uzanabildiğince uzaklarda, billursu havanın saydamlığında yalnızca çiçek bozuğu taşlar ve pelinler, ağaçlar ve kusursuz sütunlar görünüyordu. Öyle görünüyordu ki, hesaplanması olanaksız bir an için sabah donmuş, güneş durmuştu. Bu ışık ve sessizlik içinde, azgınlık ve gece ...
yasamak bize haram olur zati
YanıtlaSilböyle şeyleri aklımıza bile getirmeyelim derim...
YanıtlaSily./deepsound
(profilim açılmıyor, nedendir bilmem)
akla gelince kötü oluyor, olsa da kötü. dahası yok. salt kötü bu..
YanıtlaSil(blogger profilimi düzenleden düzenltmelisin sanırım)
sevgiler,
-eski albümlerini en baştan tekrar tek tek dinleriz sonra ateş yakarız etrafında dans ederiz,
YanıtlaSilkesinlikle içmeli ve dans etmeliyiz öyle bir şey olursa..
YanıtlaSilölmeden de içiyoruz yine içeceğiz tabii ki de dans edeceğiz.
YanıtlaSil