"....Ağızlarından çıkan sözler, birbirlerinden habersiz, birbirlerinin önünden geçip gider. İlk şaşkınlıkta yanılır elleri, uzanacakları yere uzanmaz. – ta ki acı, arkalarında geniş boyutlara ulaşsın. O zaman oturur, başlarını eğip susarlar. Adeta bir ormanın hışırdadığı duyulur başları üzerinde. Daha önceleri hiç görülmedik ölçüde birbirlerine yaklaşırlar."
Michel Foucault
onun kendisinden on yaş küçük hemcinsi öğrencisiyle çalışmalarını yürütürken aşık olan biri olduğunu ve aids hastalığından hayatını kaybetmiş olduğunu öğrendiğimden beri o çok merak ettiğim "cinselliğin tarihi" kitabını okumak üzerine bir kez daha düşünmeye başladım. üstelik "hapishanenin doğuşu" ve "deliliğin tarihi"ni hayranlıkla okumuşken. ama bu demek değil ki diğer kitapları rafta kalacak, sadece cinselliğin tarihi durabilir yahu diyorum.. bu düşünceyi yıkacak, saçmalama diyecek birini arıyorum lütfen... bunu öğrenmeden önce Foucault ____________ bunu öğrendikten sonra Foucault ____________

gömeriz ölülerimizi arsızca.sonra içeriz işte sevişiriz ve kusarız,en inanılısı yalana-yaşama- inadırmak için kendimizi bin takla attırarak akla.ama gerçeğiz işte,bu ellerimizle inat gibi ölüme.
YanıtlaSil