... "Tel örgüleri ona bakarak geçip yıkıntılar arasına giriyorum en sonunda. Ve aralığın şanlı ışığı altında, tamı tamına bulmaya geldiğimi ve zamana ve dünyaya karşın, bu ıssız doğada bana, gerçekten yalnızca bana sunulmuş olanı buldum, yaşamda yalnız bir iki kez olabilirdi böylesi, bundan sonra da insan isteğine kavuştuğunu düşünebilirdi. Her yanına zeytinler saçılmış pazaryerinden, aşağıda köy görünüyordu. Hiçbir gürültü gelmiyordu buradan; duru havada hafif dumanlar yükselmekteydi. Deniz de susuyordu, kıvılcımlar saçan, soğuk bir ışığın kesintisiz akışı altında soluğu kesilmişti sanki. Günün kırılgan şanını Chenoua'dan gelen bir horoz sesi kutsuyordu yalnızca. Yıkıntıların bulunduğu yanda, gözün uzanabildiğince uzaklarda, billursu havanın saydamlığında yalnızca çiçek bozuğu taşlar ve pelinler, ağaçlar ve kusursuz sütunlar görünüyordu. Öyle görünüyordu ki, hesaplanması olanaksız bir an için sabah donmuş, güneş durmuştu. Bu ışık ve sessizlik içinde, azgınlık ve gece ...
paylaşımlarına bayılıyorum ve her seferinde küçük siyah defterime yazıyorum.bu da öyleydi.teşekkürler..
YanıtlaSil:) ben de okurken o tür bir not defterine yazdıklarımı paylaşıyorum. bazen bi okuma bir başkasını üretiyor, bu kez onu ben yazıyorum.. mutlu oldum, sevgiler.
YanıtlaSilJung'a kısa sürede geri dönmeliyim.
YanıtlaSildönmelisin.
YanıtlaSilEğer sen İstanbul'da olsaydın veya ben Ankara'da olsaydım, kitabı bizzat senden isteyebilirdim. Çünkü muhtemelen altı çizili bir sürü yer vardır. Ve ben, önceden okunmuş bir kitabı okumaktan çok keyif alırım. Özellikle altı çizili yerler de varsa.
YanıtlaSilama ben kitaplarımı çizmeden okuyorum, not defteriyle dolaşırım, kitaba kıyamam ki asla. ikinci el kitap okuyamam, temiz olmalı, bir de kitaplarımı çok zor paylaşırım :(
YanıtlaSil'ama yine de bir jung severle paylaşım güzel olurdu tabii.
Hadi ya, aksine ben çok çizerim. Eskimiş olması da hoşuma gider. :)
YanıtlaSilanlayabiliyorum, çok arkadaşım var öyle. ama işte ben öyle yapamıyorum.. :)
YanıtlaSil