... "Tel örgüleri ona bakarak geçip yıkıntılar arasına giriyorum en sonunda. Ve aralığın şanlı ışığı altında, tamı tamına bulmaya geldiğimi ve zamana ve dünyaya karşın, bu ıssız doğada bana, gerçekten yalnızca bana sunulmuş olanı buldum, yaşamda yalnız bir iki kez olabilirdi böylesi, bundan sonra da insan isteğine kavuştuğunu düşünebilirdi. Her yanına zeytinler saçılmış pazaryerinden, aşağıda köy görünüyordu. Hiçbir gürültü gelmiyordu buradan; duru havada hafif dumanlar yükselmekteydi. Deniz de susuyordu, kıvılcımlar saçan, soğuk bir ışığın kesintisiz akışı altında soluğu kesilmişti sanki. Günün kırılgan şanını Chenoua'dan gelen bir horoz sesi kutsuyordu yalnızca. Yıkıntıların bulunduğu yanda, gözün uzanabildiğince uzaklarda, billursu havanın saydamlığında yalnızca çiçek bozuğu taşlar ve pelinler, ağaçlar ve kusursuz sütunlar görünüyordu. Öyle görünüyordu ki, hesaplanması olanaksız bir an için sabah donmuş, güneş durmuştu. Bu ışık ve sessizlik içinde, azgınlık ve gece ...
Bende bu adamın 'Büyük Kapatılma'sı var. Okusam mı? Nasıl bir şeyle karşılaşırım?
YanıtlaSilAynı kitap değil mi? Başka yayınevi büyük kapatılma diye mi çevirmiş. şöööyle tuğla kitap mı?
YanıtlaSilAyrıntı yayınlarının. Seçme yazılar dizisindenmiş. İçinde sanırım hapishane muhabbetleri falan var.
YanıtlaSilhaishanenin doğuşu tabii ya, ben alıntı yaptığım kitabı karıştırdım. bu yazar genel anlamda zorlar ama oldukça sağlam metinlerdir... daha önce herhangi bir kitabını okumadıysan hayranlıkla, bulantı arasında kalabilirsin. bulantı ise tamamen inanılmaz dolu ve ağır bir kitap olmasından.
YanıtlaSilseneler önceki tarihini bu kadar derinlemesine anlatırken aslında bugünkü pek çok toplumsal normun temelini anlatıyor olmasını fark etmek, bunu fark ettikçe insanlıktan nefret etmek arası gidip gelmeler. çok hoş bir şey söylemişti hangi kitabındaydı bilmem. bu yazdığım tarihi daha doğru ve daha iyi yazacak biri çıkarsa, benim kadar araştırıp, irdeleyecek ve yalanlayacak biri çıkarsa -ki çıkmayacak- o zaman bu kitabı çöpe atabilirsiniz. ya da buna benzer bir şeydi...
ilginçmiş. okuyalım o zaman. zaten okurum da, sen ilgilisin diye bir sorayım dedim. :)
YanıtlaSil.... ilgili :)
YanıtlaSilbu arada, gereksiz bir bilgi olarak:
YanıtlaSilgeçen gün gece geç vakitte kanal d'de bir film vardı. bir sahnesinde bu adamla ilgili ders veriliyordu. ama adamın adı 'ingilizce' şekilde tercüme ediliyordu. foku diye okunuyor di mi? yoksa televizyonun karşısında boşu boşuna mı "foku lan o foku" demişim.
http://bit.ly/ih2JiE
YanıtlaSilben fuko diyordum, az evvel de teyit ettim ki öyle
Fransız filozof Michel Foucault ("Mişel Fuko" olarak okunur),
çevirmen arkadaş foku diye okumuş olabilir. türk.
yok, o ingilizce okuyordu işte. ben üstünde durmam böyle şeylerin de, telaffuz falan; ama televizyon olunca dikkat ettim.
YanıtlaSilfatmagülün suçu ne dizisinde de kaçdır suskunlar kitabı görünüyor rafta, yerinden kıpırdamamış öylece duruyor aylardır. bir garip olmuştum ilk gördüğümde sonra alıştım, görmemeye başladım. bende tvlerde fukodan söz etmesinler. bence kimse ondan söz etmesin. filmler de söz etmesin. herkes sussun falan. böyle adamlar konuşulmaya bile gelmez aslında biz niye konuştuk şimdi.
YanıtlaSilradikal yeniyılda yapılması gereken 10 100 şey listesi hazırlamış; bu yıl kırmızı don alının yanında bir de tutunamayanlar okuyun varmış aynı listede. kahır budur. bu kahırdır.
o yapılması gerekenler listeleri şahane zaten. bir de, 'ölmeden önce' diye belirtiyor bazıları.
YanıtlaSilben de tutunamayanlar ile ilgili şunu düşünüyordum. yakın zamanda muhtemelen okuyacağım o kitabı ama olur da vapurda falan da okumak istersem, muhtemelen üstünü şu eski kitap kılıflarıyla örteceğim. ne biçim önyargılarla yaşıyoruz valla. :D
oku ve okuduğunu kimseye anlatma, paylaşma çünkü herkes anladığını zannediyor o kitabı... kitabı konuşurken üşüyebilirsin. vapurdan.
YanıtlaSilne anlatıcam canım. sözlükte entry bile girmeyeceğim. yutucam kitabı. :D
YanıtlaSil