"İlk ahlak öğretiminin en fazla kötülüğü cinsiyet alanında görülür. Eğer bir çocuk sert ana-baba, ya da dadılarca geleneklere uygun bir biçimde eğitilmiş, altı yaşına gelinceye değin cinsel organlarla günahi öyle sıkı bir biçimde birbirine bağlamıştır ki, onun gözünde bunların, yaşam süresince ayrılması beklenemez. Bu duygu, doğaldır ki, Oidipus kompleksi ile de arttırılmıştır; çünkü çocuklukta en cok sevilen kadın, kendisiyle cinsel ilişkiler kurulamayacak olan bir kimsedir. Bunun sonucu olarak, çoğu olgun erkekler, cinsel işlerin kadınları alçalttığı düşüncesini besler ve karıları cinsel birleşmeden nefret etmiyorsa, onlara saygı göstermezler. Buna karşılık, karısı soğuk olan bir koca, içgüdüsel bir kışkırtmayla, gönül doyumunu başka yerlerde arar. Oysa, bu içgüdüsel doyuma kısa bir süre için erişilmiş olsa bile, bu adam, karısı olsun, metresi olsun, herhangi bir kadınla kurduğu bağdan mutluluk sağlayamayacaktır. "Lekesiz" kalması ısrarla öğretilmiş bir kadında da aynı...
Yorumlar
Yorum Gönder