İstanbul "ben" der. Ankara "biz".

Author: Yasemin Şahin /


mayakovski ve lili brik

Author: Yasemin Şahin /


sadece kendi söylediğinin doğru olduğunu düşünenlere biz hep yanlış şeyler mi söylüyoruz?

türlü filozofları, freud'u falan da gündemle anlamaya başladıysak artık rüyalarımızı konuşabiliriz.


görsel : jaya suberg

PTT Kargo’dan bireysel kitap gönderenlere destek

Author: Yasemin Şahin /


Nazım Hikmet - Kız Çocuğu

Author: Yasemin Şahin /

KIZ ÇOCUĞU

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
                                                (1956)




MEÇHUL ÖĞRENCİ ANITI - Ece Ayhan

Author: Yasemin Şahin /

MEÇHUL ÖĞRENCİ ANITI

Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
Bir teneffüs daha yaşasaydı
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür

Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
-Maveraünnehir nereye dökülür?
En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
-Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir.

Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım

O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik
Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır:
Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler

Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri:
Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır
Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek.

Ece AYHAN



Yalnız Kedi

Author: Yasemin Şahin /

"Neruda ne iyi diyor: 'Yalnız Kedi, baştan beri kusursuz biçimdeydi' diye. Yere düşen bir gazete, yeni ütülenmiş bir çamaşır, yeni alınan bir eşya, hep Kedi içindir. Evin en rahat, en yüksek, en alımlı köşesini bulur ve kendine ayırır. Kedi, evi sever. O yüzden denizi bile aşıp bulur evini de sahibini pek aramaz. Sahipsizdir. Yemek vererek gönlünü kazanamazsınız. Sizi o seçer, görmeyince de unutur. Bir daha gördüğünde, aradan hiç zaman geçmemiş gibi sürdürür ilişkiyi. (...) Kedi, kendi varoluşunun başlı başına bir mutluluk kaynağı olduğu inancındadır, ödün vermez. Nankör sayılması bu yüzdendir sanırım. Almaktan çok paylaşmayı sevenlerin hayvanıdır Kedi. Uyudu mu kinini de unutur..." 

-Tomris Uyar-

Carlos C. Laínez

Eğer kelebek olsaydık güzel şeyleri ölene dek hissetme şansımız vardı. Kelebek olduğumuza sevinerek ölebilirdik. Ama belki de kötü şeyler olacaktı iyi ki kelebek değildik.


8 mart 2014 - İstanbul ve Ankara

Author: Yasemin Şahin /







Bu tam sayı bilinmez

Author: Yasemin Şahin /

Gözlerimi yumuyorum ve bir kuş sürüsü görüyorum. Görüntü bir saniye sürüyor, Belki de daha az; kaç kuş gördüğümü bilmiyorum. Sayıları belli miydi? Değil miydi? Bu sorun Tanrı var mı sorusunu akla getiriyor. Eğer Tanrı varsa kuşların sayısı belli, çünkü o kuş gördüğümü biliyor. Tanrı yoksa sayıları belli değil, çünkü bu hesabı kimse yapamaz. Bu durumda (diyelim ki) ondan az, birden fazla sayıda kuş gördüm; ama dokuz, sekiz, yedi, altı, beş, dört, üç, iki kuş görmedim. Onla bir arasında bir sayıda, ama dokuz, sekiz, yedi, altı beş vb. değil. Bu tam sayı bilinmez; ergo** Tanrı vardır.


**Öyleyse, dolayısıyla


Yaratan / Jorge Luis Borges / İletişim yayınları









Fotoğraflar : Yasemin Şahin
Mart 2014 / İstanbul



literatüre "leonardo dicaprio sendromu" diye bir şey geçmeli. kazanmaya bu kadar yakın olup kaybetme sendromu. sisifos'a benzemiyor ama bi düşünelim. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
gazeteler gazeteler