yürüyelim...

Author: Yasemin Şahin /


bu kırmızı

Author: Yasemin Şahin /


mr. bean'i geç ya da geçme,
bu kırmızıyla sizi boyamak istiyorum!

even the rain / yağmuru bile

Author: Yasemin Şahin /

I Scream, You Scream, We All Scream for Ice Cream

Author: Yasemin Şahin /

"merhaba görüntü"

Author: Yasemin Şahin /

...........

Sevişmeden sonra, gövdenin kendini bıraktığı, dinginliğe erdiği, yüreğin uyukladığı o anda, yalnızca değerli bir köpeğe duyulan yumuşak bir sevecenlikle, mersault ona gülümseyerek "merhaba görüntü" derdi.


mutlu ölüm / albert camus



hello world

Author: Yasemin Şahin /

Sabah sabah tost yapmak üzere sana ekmeküstüne uzanıyorum,
ekmeküstünü gerçeküstü olarak okuduğumu fark edip irkilerek 'uyanıyorum...
saat altıkırkbeş'i beş geçiyor.


"Aynı kadını yeniden sevmeye çalışmak, ışıkları açık bir sinema salonunda film izlemeye benziyor."

Author: Yasemin Şahin /


"Aynı kadını yeniden sevmeye çalışmak, ışıkları açık bir sinema salonunda film izlemeye benziyor."

Tan Tolga Demirci



amme hizmeti

Author: Yasemin Şahin /

Silver Mt. Zion - Ruined City Birdsong Combos [2012]





ve 

Tindersticks / The Something Rain [2012]



                                                       hımm.




Buster Keaton & Samuel Beckett (1965)

Author: Yasemin Şahin /

Fark edilmek istemeyen bir adamın hikayesi. Samuel Beckett yazdı, Alan Schneider yönetti, Buster Keaton oynadı.

Futuristika güzelce detaylandırmış filmi ve hikayesini.


 Buster Keaton - Arka planda Samuel Beckett

                                                           

"Yazmak mutsuzluktur, mutlu insan yazmaz."

Author: Yasemin Şahin /






"Yazmak mutsuzluktur, mutlu insan yazmaz.
bu yeryüzünü olduğu gibi görmeme engel olan
ve bana bu yeryüzünü cehennem eden
bu yazmak eyleminden kurtulduğum,
mutlu olduğum bir tek şey var: resim yapmak."


İlhan Berk

"Fotoğrafın sahibine benzediği çok seyrek görülen bir şeydir. Orijinalin kendisine, yani her birimizin kendimize benzediğimiz anlar seyrektir. İnsanın yüzü çok seyrek olarak en önemli olanı, kişinin en karakteristik özelliğini açığa vurur."


Dostoyevski, "Delikanlı"


görsel: Camera Buff (1979)

Yine camın anlaşılmaz gerçekliğine çarpan sineğin hikayesi söz konusu sanki.

Author: Yasemin Şahin /

Sanallık hakkında bütün bu sorgulama, bugün onu çevreleyen olağanüstü blöf sayesinde, daha fazla tehlikeli ve daha karmaşık kılınmıştır. Bilgi bombardımanı, reklama ve teknolojiye dayalı forcing, kitle iletişim araçları, aşırı hayranlık ya da panik, hepsi birden, sanallığın ve bunun etkilerinin bir tür toplu halüsinasyonuna katkıda bulunmaktadır. Windows 95, internet, bilgi otoyolları - bütün bunlar söylemle ve fantazmayla  peşinen önceden tüketilmiştir. Acaba bu, sanallığın etkilerini kısa devrede cereyan ettirme biçimi midir? Hem de bu etkileri hayal gücümüze yayarak? Ama biz bundan bile emin değiliz. Söz konusu blöf ve beyin yıkama bizzat sanallığın içinde yer almıyor mu? Bunun hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Yine camın anlaşılmaz gerçekliğine çarpan sineğin hikayesi söz konusu sanki.

"Certitude does not exist" diyor New York'ta bir duvar yazısı. "Are you sure?"





6 Kasım 1995
Jean Baudrillard

 Tam Ekran

-Çifte Soykırım-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
gazeteler gazeteler