"hepimiz çalışmayacak duruma gelmek için çalışıyorduk ama biri çalışmayacak olursa kızıyorduk ona."

cesare pavese
yalnız kadınlar arasında

H.F. Peters Lou Salome için "Aşkın yapabileceğini aşk yaptı." der.
Aşkın ona yapabileceğini o aşk yaptı, demek de mümkündür..



y.ş.

filler küçük ve beyaz olsalardı aspirin olurlardı.

emre ş.


"Ey Tanrım, Rüya ardında parmak izleri bırakıyor."

leonard cohen
görkemli kaybedenler



"İnsan

Author: Yasemin Şahin /

"İnsan söyledikleriyle değil, sakladıklarıyla insandır." 

Albert Camus 




Düş

Author: Yasemin Şahin /

Gökte, gökkuşağının üstünde
Yedi renkli Musa'lar
Yedi lambalı, yedi güvercinli Muhassen'den
Yedi renkli sesler üflüyorlar aşağıya
Aşağıda
Seniha
Bir elinde sigarası
Oturmuş kıpkırmızı bir bahçe koltuğuna


Önünde
Masa masa masa -çok değil, hepsi bir masa-
Mermer bir masa
Gümüş bir masa
Zümrüt bir masa
Seniha birasını içiyor -bir eli de birasında-
Sonsuz bir bira
Sessiz bir bira
Cam akışlı bir bira
Saçlarında başaklar, tavus tüyleri
Gözleri
Gözleri ses veriyor
Seng-i laciverdi gözleri
Son yudumunu da alıyor birasından
Yere dökülüyor ipek şalı
Yere sızıyor
Yeri alıyor
Birlikte götürüyor yeri
Katlar gibi bir halıyı durmadan
Parmaklarından altın bir anahtarlık sarkıyor
Ve anahtarlar anahtarlar
-Çok değil, hepsi hepsi bir anahtar-
Fildişi bir tahtırevana biniyor
Kaldırıyoruz onu dört kişi
Ben, Cemile ve Cemal
Bir de sonsuzluk
Tutuyoruz havada bir süre onu
O gülümsüyor bize durmadan
Ve kalabalığa
Yaldızlar dökülüyor dudaklarından
Lambalar, güvercinler dökülüyor
Çiçekli laledanlar, çeşmibülbüller
Kristal boy aynaları
Ve gelin telleri, pırlantalı taçlar


Sedef kakmalı bir tramvay geçiyor yakınımızdan
İnce bir org sesini sürükleyerek
Benekli bir örtü çekiyor üstüne dünya


Hepimiz kayboluyoruz.


Edip Cansever







'yazar'' artık ''yazamaz''

Author: Yasemin Şahin /

bir ''yazar'' artık ''yazamaz'' olduysa,


bilin ki ya sahiden yaşıyordur,


ya da sahiden ölüyordur.''




nazan bekiroğlu




çizim:Kle dergi

kim olduğumuz konusunda

Author: Yasemin Şahin /

Birkaç hafta boyunca nasıl başlayacağımı düşündüm. Hiçbir yaşam anlatılmaz, dedim durdum kendime. Ne denli çok gerçekten söz edilse, ne denli çok ayrıntı verilse, asıl söylenmesi gereken bir türlü söylenmez. Falanca kişi şurada doğdu, buraya gitti, şunu bunu yaptı, bu kadınla evlendi, şu şu çocukları oldu, yaşadı ve öldü, geride şu şu kitapları ya da şu savaşı ya da şu köprüyü bıraktı demekle bir şey anlatmış olmuyorsunuz. Hepimiz bize birtakım öyküler anlatılmasını isteriz ve bu öyküleri çocukken yaptığımız gibi dinleriz. Sözcüklerin içinde gizli gerçek öyküyü düşleriz, bunu yapabilme için de öyküdeki kişiyle kendimizi özdeşleştirir, kendimizi anladığımız için de onu da anlayabildiğimizi sanırız.

Bu bir yanılsamadır. Belki de kendimiz için varızdır, hatta bazen kim olduğumuz konusunda bir ışık yanabilir, ama sonunda  kesinlikle emin olamayız ve yaşam sürüp giderken kendimize karşı saydamlığımızı giderek yitirir, kendi tutarsızlığımızın ayrımına daha çok varırız. Hiç kimse başkasının sınırlarını geçemez, çünkü hiç kimse kendisine tam anlamıyla ulaşamaz.

Paul Auster- Kilitli Oda 

illustrasyon:  J. Alex Stamos

yavaş yavaş amacımı unutmuştum.

Author: Yasemin Şahin /

Çok uzun zamandır bir kitap yazıyormuş gibi yapıyordum ve yavaş yavaş amacımı unutmuştum.

Paul Auster-Kilitli Oda



bugün

Author: Yasemin Şahin /

Bugün, gün ortasında dün gibi hayattan kopabilir. 
Yarın olabilir dün, bugünse hiçbir şey.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
gazeteler gazeteler